Kayıtlar

SUNUM-Çoklu Ortam İlkeleri

SUNUM https://drive.google.com/file/d/1OsJ_t3Ru6LDdVmlEQtZhMwUBcbr0mHMz/view?usp=sharing

Olasılık - Eğitsel Animasyon

Eğitsel Gönderi-10 (Blog yazıları-10)

Resim
Matematik ve Müzik Eğlence kaynağı olan müzik ile baş belası gibi duran matematik arasında ilişkilendirme yapmak istedim bu yazımda. Matematik “doğru” olan, müzik ise “güzel” olandır bence. Müziğin güzelliği doğasında vardır. Matematikte teoremler vardır farklı yöntemlerle bu teoremler ispatlanır. Bu ispatların içinde en güzeli aranır. Müzikte ise mutlak bir doğru yoktur. Müzikten neredeyse herkes keyif alırken, matematik herkes keyif alabilir mi? Matematik kendi evrensel dilini oluşturup akla hitap ederken, müzik ise aynı evrensellikte gönüllere hitap etmektedir. Matematik ve müzik eskiden beri ilişkilendirilmektedir. Her ikisinde de estetik olduğu söylenebilir. Peki, acaba müzisyenler matematikle ilgilenmiş midir? Elbette ilgilenenler vardır. Ama ben eminin ki tersi daha çok geçerlidir. Yani matematikçilerin müzikle ilgilendiği kuşkusuzdur. Mesela Pisagor, okulunda Müzik, Aritmetik, Geometri ve Astronomiyi aynı seviyede kabul etmiştir. Pisagor telleri...

Eğitsel Gönderi-9 (Blog Yazıları-9)

Resim
               İngiliz matematikçi Godfrey Hardy, matematiksel analiz ve sayılar teorisi alanındaki başarıları ile bilinir. Onu daha da bilinir kılan,hiç matematik eğitimi almamış olan Ramajuan'ı Hindistan'dan getirtmiş olması ve onunla birlikte çok önemli matematiksel çalışmalar yapmış olmasıdır.Kendi kendini yetiştiren Hintli matematik dehası Ramajuan'ı    tanıması ve benimsemesi  ile bilinir.Yapılan bir röportajda Hardy, matematiğe en büyük katkısının Ramajuan'ı keşfetmesi olduğunu dile getirmiştir.Bunu hayatının en romantik olayı olarak gördüğünü belirtmiştir.          Hardy'nin "Dünyadaki en masum uğraş matematiktir."sözü üstüne yazmak istiyorum biraz.Ben matematiğin heyecan verici bir yolculuk olduğunu düşünmüşümdür hep.Yeni bir şey öğrendiğimde ya da farklı yeni sorular yazdığımda kendimi bir ülke keşfetmiş ve insanlığa katkıda bulunacakmış gibi heyecanlı hissediyorum.Buradan ço...

Eğitsel Gönderi-8 (Blog Yazıları-8)

Resim
1940'lı yıllarda Berkeley'deki ilk senesinde doktora hocası Neyman tarafından George Dantzing ile ilgili anlatılan meşhur hikayeyi sizinle paylaşmak isterim. Hikâye şöyledir: Dantzing bir gün derse geç gelmiş ve tahtadaki iki istatistik problemini  defterine yazıp eve götürmüş.Soruların üstünde saatlerce uğraştıktan sonra ikisini de çözmeyi başarmış.Günler sonra cevapları Profesör Neyman'ın masasına bırakmış. Profesör yanıtları görünce Dantzing'in evine gitmiş ve George'un ev ödevi sanarak çözdüğü soruların aslında istatistikte çözülememiş iki problemin çözümü olduğunu söylemiş.Bunun üstüne George Dantzig "Birisi bana bu problemlerin,iki ünlü çözülemeyen problem olduğunu söylemiş olsaydı sanırım onları çözmeyi denemezdim bile"demiş. Bu hikayenin kahramanı matematikçi ve bilgisayar bilimcisi George Dantzing" doğrusal programlama problemleri"nin çözümünde kullanılan Simplex Algoritması'nın mucididir. Bir söyleşisinde ...

Eğitsel Gönderi-7 (Blog Yazıları-7)

Resim
            Ernest Renan hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz bilmiyorum ama ben yukarıdaki sözünü okuduktan sonra biraz hayat hikâyesini inceledim.Size biraz ondan bahsedeyim. Ernest Renan'a göre Hıristiyanları kurtarmanın en iyi yolu Osmanlı Devlet'inden en iyi yerleri koparmak,padişahı bir kenara atarak onun adına İstanbul'u yönetmekmiş.İslam devletlerinin siyasi iradelerinin yıkılması gerektiğini savunan Renan'ın çalışmaları üzerine yoğun tartışma konusu olan düşünceleri nedeniyle  genellikle ikinci plana atılmış.       Ernest Renan demiş ki: "Öğrenilen şeylerin büyük bir kısmının unutulduğu doğrudur;ama zekanın onlar sayesinde yaptığı ilerleme kalıcıdır."       Bilindiği gibi insan zekasını genetik faktörlerin etkilediği kadar çevresel faktörler de etkilemektedir.Biz öğretmenler öğrencilerimizin zekalarını geliştirmelerine, nasıl ve ne kadar yardımcı oluyoruz?Mesela biz ders anlatırken öğrencilerimizin anlatt...

Eğitsel Gönderi-6 (Blog yazıları-6)

Resim
CESARET Bulunduğumuz konfor alanından çıkıp yeni denemeler yapmak,bu esnada belki başarılı belki başarısız olmak zor gelir hep.O yüzden bildiğimiz sularda yüzmeyi tercih ederiz.Buna,öğrenilmiş çaresizlik de eklenince,konfor alanımızdan çıkmaya çalışmak iyiden iyiye güçleşir.Cesaret edemediğimiz şeyler için çok güzel bahanelerimiz de vardır.Bu bahanelerin arkasına sığınır,olduğumuz yerde saymayı başarı zannederiz.Oysa ne çok şey kaçırırız hayattan. Bir filozofun görevinin insanları yetiştirmek ve eğitmek olduğunu düşünen Seneca "Zor olduğu için cesaret edemediğimiz şeyler,aslında biz cesaret edemediğimiz için zordur."demiş. Öğrencilerimiz açısından düşünürsek,neler zor geliyor onlara?Nelere cesaret edemiyorlar?Bir düşünelim.Mesela korkulu rüyaları olan Matematik dersini ele alalım. Neden korkarlar? Neden öğrenilmiş çaresizlikleri vardır ve bunu yıkmaya çalışmazlar? Birçok neden olabilir tabi ama ben  matematik çalışmaya cesaret etmediklerinden kolaya kaçıp "Bu d...